Tan Taşçı’nın da dediği gibi; kadere güvenip nasıl düzelicem? Sahi biz nasıl düzelecektik? Ortada düzelecek bir ben veya biz kalmış mıydı? Ortada onca soru vardı fakat biz yoktuk. Her zaman ki gibi. Yıllar önce gökte olmayan yıldızlar için demiştim buna benzer bir sözü. “ Bizi o gece olmayan yıldızlar ayırdı. “ Yıllar önce yıldızlar yoktu, şimdide sen yoksun. O gece gökyüzünde yıldızlar yok diye gökyüzünü sevmekten vazgeçmedim ki ben. Artık gecelerini sevmeyi bıraktım. Gündüzlerini sevdim; maviliğini ve en çok da bulutlarını. Şimdi sen yoksun diye seni sevmekten vazgeçer miyim? Sevdanı sevmeyi bırakır, acını severim bu defada. İlla ki sevmeye bir şey bulurum ben. Bulurum bulmasına da, şimdi bir daha bir başkasını nasıl sevicem? Seni sevmek, acını sevmek kolay da.. Gökyüzünün gecesinden de gündüzünden de vazgeçme vakti geldiyse ben şimdi neyi, kimi sevicem? Senin sevginden ve acından nasıl geçicem? Ben bir daha güvenemeyeceğim birini bile severken, birine...
Kayıtlar
Nisan, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor